İklim değişikliğinin yaşamımız ve dünyamız üzerindeki etkileri günümüzde artık daha kolay gözlemlenebilir bir hâl aldı. Dolaylı etkiler yerini giderek doğrudan ve somut etkilere bırakıyor. Bu somut etkilere örnek olarak, mevsim normallerinden farklı seyreden hava koşulları, kuraklık, tarımda verimin düşmesi ve orman yangınları ile sellerin sıklık ve şiddetlerinin artması gibi birçok olay gösterilebilir. Peki ya iklim değişikliği, bir insanın gündelik yaşamında gözlemleme imkânının daha az olduğu ancak mavi gezegenin yaklaşık %70’ini kaplayan okyanusları ve onların kalbi olan resifleri nasıl etkiliyor?
Bu soruya cevap vermeden önce, ilk olarak resiflerin neden önemli olduğunu anlamalıyız. Tüm deniz yaşamının dörtte birine ve karasal ormanlara kıyasla 50 kat daha yüksek verimle karbondioksit depolayan habitatlara ev sahipliği yapan mercan resifleri; dalga, fırtına ve taşkınların etkisini azaltarak kıyı şeridini korumaktadır. Burada yaşayan süngerler gibi bazı süzerek beslenen canlılar ise okyanuslardaki toksin ve kirletici maddeleri filtreler. Su altı bitkileri de karbon dioksit soğurur ve oksijen salımı yapar. Dünya nüfusunun %13’ü yani bir milyar kadar insan mercan resiflerine yakın sahil bölgelerinde yaşıyor. Balıkçılık, turizm, dalış gibi faaliyetler ile yerel halka olan faydaları ise oldukça fazla. Örneğin Avustralya’da Büyük Set Resifi’nin 60 binden fazla kişiye istihdam sağladığı ve değerinin 56 milyar doları aştığı tahmin edilmekte. Mercan resiflerinde yaşayan kimi canlıların hareketsiz oldukları ve tehlikelerden balıklar gibi yüzerek kaçınamadıkları için daha farklı hayatta kalma mekanizmaları geliştirdikleri görünüyor. Yırtıcılardan korunmak ve resifte kendine yer edinme adına rekabet edebilmek için kimyasal bileşiklerle donanmışlar. Zehirli salyangoz ve deniz sümüklü böcekleri gibi hareketli resif canlılarının sıklıkla sinir sistemini hedef alan güçlü toksinler ve resiflerde yaşayan bakteri, mantar, mikrop ve diğer mikroorganizmaların ürettiği bileşikler örnek gösterilebilir. Günümüzde yeni antibiyotikler, antiviral ilaçlar ve bağışıklık sistemi tedavileri geliştirmek için bu canlılar üzerinde çalışmalar yapılıyor. Yükselişte olan antibiyotik direnci göz önünde bulundurulduğunda potansiyel keşiflerin sonraki nesil ilaçlar için kritik öneme sahip olduğu söylenebilir.
İklim değişikliğinin mercan resifleri üzerindeki etkileri de en az resiflerin önemi kadar büyük. Mercanlar sıcaklık değişikliklerine karşı hassastır ve ısınan okyanuslar onların simbiyotik ilişki içerisinde oldukları algleri atarak beyazlamalarına ve önemli bir besin kaynağını kaybetmelerine neden olur. Yükselen deniz seviyeleri ve bunun getirdiği tortular mercanların daha az gün ışığı alarak büyümelerinin yavaşlamasına, daha sık yaşanan fırtınalar da tahrip olmalarına neden oluyor. Fosil yakıt salımlarının %48’i okyanus tarafından soğuruluyor ve okyanus karbondioksit soğurdukça daha asidik hale geliyor. Araştırmalara göre yüksek miktarlarda karbondioksite maruz kalan mercanlar üremeyi durduruyor ve beyazlama ihtimalleri %50 oranında artış gösteriyor.
Resiflerin zarar görmesi ya da yok olması, ekosistem dengesini bozarak bazı canlı türlerinin tehlike altına girmesine ve bazılarının da aşırı çoğalmasına neden olabilir. Çevresel, gıdasal ve ekonomik boyutta feci zararlar yaşanabilir. Bu doğrultuda resiflerin ve deniz yaşamının korunması sürdürülebilirlik için hayati öneme sahip.
Yazar: Kaan Egecan Yıldırıcı