Sürdürülebilir Çeviri ekibimizden Helin Kurt, mezunu olduğu Çağ Üniversitesinin davetlisi olarak düzenlenen “Sürdürülebilir Çeviri ve Yeni Nesil Çevirmenlik” başlıklı etkinlikte genç çeviri öğrencileriyle bir araya geldi. Hem kendi sektörel yolculuğunu hem de Sürdürülebilir Çeviri projesinin kapsamını anlatan Kurt, sunum boyunca çeviri dünyasında dijitalleşme, etik, yapay zekâ, sürdürülebilir iş modelleri ve yeni nesil çevirmen profilini detaylandırdı.

7 Kasım 2025 tarihinde gerçekleşen etkinlik sonrasında Helin Kurt ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sürdürülebilir Çeviri, Mesleğin Geleceğini Dönüştüren Bir Yaklaşım

Sizi yeniden üniversitenizde, yoğun bir çeviri eğitimi aldığınız sıralarda, bu defa Sürdürülebilir Çeviri projesini anlatırken görmek çok değerliydi. Bu buluşma size ne ifade ediyor?

Helin Kurt: Mezun olduğum Çağ Üniversitesinde bu kez bir “tercüman” kimliğiyle aranızda yer almak benim için gurur verici. Öğrencilerin merakı ve enerjisi sürdürülebilir çeviri vizyonunu anlatmak için müthiş bir deneyimdi.

Sunumunuzda hem kendi yolculuğunuzu hem de projelerinizi paylaştınız. Sektöre giriş hikâyeniz öğrenciler için nasıl bir örnek oluşturuyor?

Helin Kurt: Aslında bu yolculuk çok yönlü bir süreçti. Staj sürecimde katalog tasarımından web analitiğine, TÜBİTAK 2209-A projemde yapay zekânın çevirideki kültürel aktarım performansını incelemeye kadar pek çok alanda deneyim kazandım. Ayrıca Sürdürülebilir Çeviri ve meslekleşme sürecinde üstlendiğim görevler ise mesleğin etik ve dijitalleşme boyutlarını daha iyi anlamamı sağladı.

Peki, sürdürülebilir çeviri kavramını öğrenciler neden bu kadar erken duymalı?

Helin Kurt: Çünkü sürdürülebilirlik sadece çevreyle ilgili değil; dilsel tüketim, dijital iş akışları, gizlilik, etik, veri güvenliği ve çevirmen emeği gibi çok boyutlu bir konudan bahsediyoruz. Sürdürülebilir çeviri, “bir metni çevirmek kadar, o çevirinin üretildiği koşulları da etik ve verimli hâle getirmek” anlamına geliyor. Bu bilinç olmadan gelecek nesil çevirmenler hem sektörel rekabette hem teknolojik dönüşümde zorlanır.

Sunumda projede gönüllü çevirmenlerin rolünü de aktardınız. Bu proje çeviri sektöründe nasıl bir fark yaratıyor?

Helin Kurt: Amacımız yalnızca çeviri ve sözlük üretmek değil; sürdürülebilir, etik ve teknolojiyle güçlendirilmiş bir ekosistem inşa etmek. Bu nedenle yapay zekâ destekli süreçlerimizi insan odaklı yaklaşımla birleştiriyor, genç çevirmenler için eğitim içerikleri geliştiriyor ve çevrim içi süreçlerin çevresel etkisini azaltmaya yönelik modeller üzerinde çalışıyoruz. Kısacası bizim formülümüz net: “İletişim, dil, kültür + İnsan Odaklılık = Gerçek Sürdürülebilirlik.”

Son olarak, bugünün çeviri öğrencilerine mesajınız nedir?

Helin Kurt: Teknolojiden korkmayın ama ona teslim olmayın. Yapay zekâ çevirmenin yerine değil, yanına konumlandığında değer ve fark yaratır. Etik farkındalığınızı, kültürel aracılık bilincinizi ve sürdürülebilirlik yaklaşımınızı güçlendirin. Çünkü geleceğin çevirmenleri yalnızca dili değil; veriyi, kültürü, teknolojiyi ve gezegenin geleceğini taşıyan profesyoneller olacak.

Bu buluşma, sürdürülebilir çeviri vizyonunun üniversitelerle buluşmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. Genç çevirmen adaylarının bu alana erken adım atması, hem sektörün geleceği hem de dijitalleşen dünyada sorumlu dil üretimi için kritik değer taşıyor. Projemizin sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımının, öğrencilerde ilham uyandırdığı etkinlik, üniversite-sektör iş birliğinin güçlenmesine de önemli bir katkı sunuyor.