Sürdürülebilir Sözlük

Terimcemize bir göz atın

ENG TERİM ENG DİLB. TR TERİM TR ALTERNATİF TERİM
10-Year Framework of Programmes on
Sustainable Consumption and Production Patterns
proper noun Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Modellerine Yönelik 10 Yıllık Çerçeve Programı Sürdürülebilir Tüketim ve Üretim İçin 10 Yıllık Çerçeve Programı
access-based economy noun erişim temelli ekonomi abonelik ekonomisi
active transport noun aktif taşıma  
acute toxicity noun akut toksisite  
adopt verb benimsemek kabul etmek, uygulamaya koymak, devreye almak
affordable adjective karşılanabilir
afforestation noun ağaçlandırma ormanlaştırma
agricultural pollution noun tarımsal kirlilik  
agroecology noun agroekoloji  
Albedo noun Albedo yansıtabilirlik
anthropocene noun antroposen  
anthropogenic adjective insan kaynaklı antropojenik
aquaculture noun akuakültür  
Asian Infrastructure Investment Bank (AIIB) proper noun Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB)  
Banking Regulation and Supervision Agency (BRSA) proper noun Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)  
biochemical  adjective biyokimyasal
biodegradable adjective biyobozunur
biodiversity noun biyolojik çeşitlilik biyoçeşitlilik
biodiversity-related disclosures noun biyoçeşitlilik ile ilgili açıklamalar biyolojik çeşitlilik beyanları
biogas noun biyogaz  
biogenic emissions noun biyojenik emisyon
biolysis noun biyoliz  
biomagnification noun biyobirikim  biyomagnifikasyon
biomass noun biyokütle canlı kütle
biomimicry noun biyotaklit biyomimikri
bioremediation noun biyoremediasyon biyolojik temizleme
biovariety noun biyoçeşitlilik biyolojik çeşitlilik
birth registration noun doğum kaydı
Bloomberg Gender-Equality Index (GEI) proper noun Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi (GEI)  
blue carbon noun mavi karbon
blue economy proper noun mavi ekonomi su kaynakları ekonomisi
Board of Directors (BOD) noun Yönetim kurulu (YK)  
Borsa Istanbul (BIST) proper noun Borsa İstanbul (BIST)  
budget codes noun bütçe kodu
building capacity v. kapasite geliştirilmesi kapasite geliştirme
built environment noun inşa edilmiş çevre insan ürünü çevre
bundled energy attribute noun paketlenmiş enerji niteliği paket enerji özelliği
business model noun iş modeli  
business resilience noun iş direnci iş dayanıklılığı
business transformation noun iş dönüşümü  
capital deployment noun sermaye tahsisi sermaye kullanımı
carbon budget noun karbon bütçesi
carbon capture & storage noun karbon tutma ve depolama
carbon capture, utilization and storage noun karbon yakalama, kullanma ve depolama  
carbon credit noun karbon kredisi karbon sertifikası
carbon cycle noun karbon döngüsü karbon çevrimi
Carbon dioxide (CO2)   karbondioksit (CO2)  
Carbon Disclosure Project (CDP)   Karbon Saydamlık Projesi (CDP)  
carbon emissions noun karbon emisyonları karbon salımı
carbon footprint noun karbon ayak izi
carbon leakage noun karbon kaçağı  
carbon management noun karbon yönetimi karbon koordinasyonu
carbon market noun karbon piyasası  
carbon neutral adjective karbon nötr  
carbon offset noun karbon tazmini karbon denkleştirme
carbon positive adjective karbon pozitif  
carbon price pathways noun karbon fiyat yolu  
carbon sequestration noun karbon tutulumu karbon sekestrasyonu
carbon sink/well noun karbon havuzu karbon yutağı
carbon trading noun karbon emisyonu ticareti karbon ticareti
carbon-neutralization noun karbonsuzlaştırma
circular bioeconomy noun döngüsel biyoekonomi  
circular economy noun döngüsel ekonomi
civil authority noun sivil otorite sivil makam
clean energy noun temiz enerji sürdürülebilir enerji
clean production noun temiz üretim yeşil üretim
clean-tech noun yeşil teknoloji, yeşil/temiz enerji teknolojisi ekoteknoloji
climate adaptation noun iklim adaptasyonu iklim uyumu
climate altering pollutants (CAPs) noun iklim değiştiren kirleticiler (İDK)  
climate change noun iklim değişikliği iklim krizi
climate conscience noun iklim vicdanı ekolojik farkındalık
climate diplomacy noun iklim değişikliği diplomasisi
climate finance noun iklim finansmanı iklim yatırımları
climate justice noun iklim adaleti
climate mitigation noun iklim azaltma  
climate refugee noun iklim mültecisi çevresel mülteci
climate resilience noun iklim direnci iklim esnekliği
climate risk noun iklim riski  
climate sensitivity noun iklim duyarlılığı denge iklim duyarlılığı
climate vulnerability index noun iklim etkilenebilirliği endeksi  
climate-positive noun iklim pozitif
climate-related financial disclosures noun iklimle bağlantılı finansal beyanlar iklimle ilgili finansal açıklamalar
Climate-related financial risks (CRFR) noun İklimle bağlantılı finansal riskler (İBR)  
climate-related physical risks noun iklimle bağlantılı fiziksel riskler iklimle ilgili fiziksel riskler
climate-related risks and opportunities noun iklimle ilgili risk ve fırsatlar  
climate-related transition plan noun iklimle ilgili geçiş planı  
climate-related transition risks noun iklimle bağlantılı geçiş riskleri iklimle ilgili geçiş riskleri
climate-related uncertainties noun iklimle ilgili belirsizlikler iklimle bağlantılı belirsizlikler
closed loop system noun kapalı döngü sistemi
CO2 equivalent adjective CO2 eşdeğer  
cogeneration noun kojenerasyon birleşik ısı ve güç sistemi
combat terrorism verb terörle mücadele
Company of Promotion and Participation for the Economic Cooperation (PROPARCO) proper noun Ekonomik İşbirliği için Teşvik ve İştirak Şirketi (PROPARCO)  
competent authority noun yetkili makam
compostable adjective gübrelenebilir bozunabilir
Conference of the Parties (COP) proper noun Taraflar Konferansı
conflict resolution mechanism noun uyuşmazlık çözme mekanizması
conscious capitalism noun bilinçli kapitalizm sorumlu kapitalizm
conscious consumerism noun bilinçli tüketicilik  
constitutional adjective anayasal
Corporate Governance Association of Turkey (TKYD) proper noun Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD)  
Corporate Social Responsibility (CSR) noun Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS)  
corporate sustainability noun kurumsal sürdürülebilirlik şirket sürdürülebilirliği
cross-industry metrics noun endüstriler arası ölçüler endüstriler arası metrikler
crowd funding noun kitlesel fonlama paylaşımlı fonlama
current (United States dollars) noun cari (ABD doları)
CUT(Carbon Utility Token) noun karbon hizmet tokeni karbon fayda tokeni
decarbonization verb karbonsuzlaştırma dekarbonizasyon
decent job creation verb insana yakışır istihdam yaratma
denitrification noun denitrifikasyon nitrat solunumu
desalination noun desalinasyon tuzdan arındırma
desertification noun çölleşme  
developing country noun gelişmekte olan ülke gelişen ülke
disability noun engellilik maluliyet
disposable adjective tek kullanımlık kullan-at
distributed generation noun dağıtık üretim
diversification noun çeşitlendirme
domestic material consumption noun yurt içi madde tüketimi yurt içi malzeme tüketimi
downcycling  noun aşağı dönüşüm
drought noun kuraklık
e-waste noun e-atık  
eco-design noun eko tasarım
eco-efficiency noun eko-verimlilik  
eco-friendly industry noun yeşil sanayi sürdürülebilir sanayi
eco-friendly technology noun sürdürülebilir teknoloji yeşil teknoloji
eco-label noun çevreci etiket eko-etiket
eco-tourism noun çevreci turizm eko-turizm
ecological agriculture noun ekolojik tarım
ecological balance noun ekolojik denge doğal denge
ecological economics noun ekolojik iktisat çevresel iktisat
ecological footprint noun ekolojik ayak izi çevresel iz
ecological market noun yeşil pazar ekolojik pazar
ecological threshold noun ekolojik eşik
ecopreneurship noun sürdürülebilir girişimcilik yeşil girişimcilik
ecosystem noun ekosistem
ecosystem restoration noun ekosistem restorasyonu ekolojik restorasyon
ecosystem-based adaptation noun ekosistem temelli uyum (ETU)  
electric vehicle noun elektrikli araç  
embodied carbon noun gömülü karbon  
embodied energy noun gömülü enerji  
Emission Trading Scheme (ETS) noun Emisyon Ticaret Planı (ETP)  
end-of-life treatment noun ömür sonu işlemi  
Energy Attribute Certificate (EAC) noun Enerji Nitelik Sertifikası (EAC) Enerji Nitelik Belgesi
energy efficiency noun enerji verimliliği
energy independence noun enerji bağımsızlığı
Environmental and Social Risk Assessment (ESRA)   Çevresel ve sosyal risk değerlendirmesi (ÇSRD)  
Environmental and Social Risk Management (ESRM)   Çevresel ve sosyal risk yönetimi (ÇSRY)  
environmental awareness noun çevre bilinci çevresel farkındalık
environmental degradation noun çevresel bozulma
environmental impact noun çevresel etki çevresel sonuçlar
environmental impact assessment noun çevresel etki değerlendirmesi çevre etki değerlendirmesi
environmental indicator noun çevresel gösterge ekolojik gösterge
environmental innovation noun çevresel yenilikçilik çevresel inovasyon
environmental justice noun çevresel adalet çevre adaleti
environmental law noun çevre hukuku çevre mevzuatı
Environmental Management Systems Proper noun Çevre Yönetim Sistemleri  
Environmental Performance Index (EPI) proper noun Çevresel Performans Endeksi Ekolojik Performans Endeksi
environmental stewardship noun çevre yönetimi çevresel sürdürülebilirlik
environmental sustainability noun çevresel sürdürülebilirlik
Environmental, social, and governance (ESG)   Çevresel, sosyal, yönetişimsel (ÇSY)  
environmentally conscious adjective çevreye duyarlı
equal pay for work of equal value noun eşit işe eşit ücret eşit değerde işe eşit ücret
Equator Principles (EP) proper noun Ekvator Prensipleri (EP)  
equitable adjective hakkaniyete dayanan, hakkaniyetli adil
erosion noun erozyon toprak aşınımı
ethical investment noun etik yatırım  
European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) proper noun Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)  
European Investment Bank (EIB) proper noun Avrupa yatırım Bankası (EIB)  
feedback loop noun geri bildirim döngüsü   
financed emissions noun finanse edilmiş emilimler finanse edilmiş emisyonlar
flooding noun taşkın
food loss noun gıda kaybı
food waste noun gıda israfı
forced labor noun zorla çalıştırma cebri çalıştırma
fossil-fuel subsidies noun fosil yakıt sübvansiyonları fosil yakıt teşvikleri
fundamental freedoms noun temel özgürlükler temel haklar
gender disparities noun cinsiyet eşitsizlikleri cinsiyet ayrımcılığı
gender sensitive adjective cinsiyet eşitliğine duyarlı cinsiyet eşitliliğini gözeten
geoheritage noun jeolojik miras jeomiras
Geological Heritage Site noun Jeolojik Miras Alanı
geothermal energy noun jeotermal enerji
global citizenship noun dünya vatandaşlığı küresel kimlik
Global Impact Investing Rating System (GIIRS)   Küresel Etki Yatırımı Derecelendirme Sistemi (GIIRS)  
Global Jobs Pact proper noun Küresel İstihdam Paktı Uluslararası İstihdam Sözleşmesi
Global Reporting Initiative (GRI) proper noun Küresel Raporlama İnisiyatifi (GRI)  
global warming potential (GWP) noun küresel ısınma potansiyeli  
governance indicator noun yönetişim göstergesi
green agriculture noun yeşil tarım sürdürülebilir tarım
green architecture noun yeşil mimari sürdürülebilir mimari
green bond noun yeşil tahvil sürdürülebilir tahvil
green chemistry noun yeşil kimya çevre dostu kimya
green composites noun yeşil kompozitler  
green deal noun yeşil mutabakat
green development noun yeşil kalkınma
green economy noun yeşil ekonomi
green employment noun yeşil istihdam yeşil işler
green energy noun yeşil enerji sürdürülebilir enerji
green entrepreneurship noun yeşil girişimcilik sürdürülebilir girişimcilik
green finance noun yeşil finans
green hydrogen noun yeşil hidrojen
green infrastructure noun yeşil altyapı sürdürülebilir altyapı
green marketing noun yeşil pazarlama sürdürülebilir pazarlama
green politics noun yeşil politika ekolojik politika
green recovery noun yeşil iyileşme
green technology noun yeşil teknoloji temiz teknoloji
green transition noun yeşil dönüşüm
greenhouse effect noun sera etkisi sera gazı etkisi
Greenhouse gas (GHG) noun Sera gazı (GHG)  
greenhouse gases noun sera gazları iklim kirleticileri
greenhushing noun yeşil susma  
greenwashing verb yeşil aklama
greywater noun gri su  
grid parity noun şebeke paritesi
grievance mechanism noun şikayet mekanizması
hazardous waste noun tehlikeli atık zararlı atık
human development noun insani gelişme
human rights advocate noun insan hakları savunucusu insan hakları aktivisti
Hydroelectric power plant (HPP) noun Hidroelektrik santrali (HES)  
Impact Investing Advisory Board (EYDK) proper noun Etki Yatırımı Danışma Kurulu (EYDK)  
Integrated Reporting Turkey Network (ERTA) proper noun Entegre Raporlama Türkiye Ağı (ERTA)  
International Bank for Reconstruction and Development (IBRD) proper noun Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD)  
International Capital Market Association (ICMA) proper noun Uluslararası Sermaye Piyasası Birliği (ICMA)  
International Finance Corporation (IFC) proper noun Uluslararası Finans Kurumu (IFC)  
International Integrated Reporting Counsel (IIRC) proper noun Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC)  
International Labor Organization proper noun Uluslararası Çalışma Örgütü Uluslararası İş Örgütü
International Labour Organization (ILO) proper noun Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)  
International Renewable Energy Certificate (I-REC) proper noun Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası
International Service System (ISS) proper noun Kurumsal Hissedar Hizmetleri (ISS)  
International Standarts Organization (ISO) proper noun Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO)  
International Sustainability Standarts Board (ISSB) proper noun Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB)  
implement verb uygulamak yürürlüğe koymak
inclusive adjective kapsayıcı
independent national human rights institutions noun bağımsız ulusal insan hakları kurumları
industrial symbiosis noun endüstriyel simbiyoz endüstriyel ekosistem
insetting noun yerleştirme  
institutions of global governance noun küresel yönetişim kurumları
integrated reporting noun entegre raporlama  
internal carbon prices noun dahili karbon fiyatı iç karbon fiyatı
international agreements noun uluslararası anlaşmalar uluslararası paktlar
international cooperation noun uluslararası iş birliği
international instruments noun uluslararası standartlar uluslararası araçlar
international organizations noun uluslararası kuruluşlar uluslararası örgütler
inward and outward illicit financial flow noun iç ve dış yasadışı finansal akım
Japan Bank for International Cooperation (JBIC) proper noun Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC)  
Japan Credit Rating Agency (JCR) proper noun Japonya Kredi Derecelendirme Kuruluşu (JCR)  
Japan International Cooperation Agency (JICA) proper noun Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA)  
just transition noun adil geçiş adil dönüşüm
Key Biodiversity Area (KBA) noun Önemli Doğa Alanı (ÖDA)  
Kyoto Protocol Proper noun Kyoto Protokolü  
land degradation noun arazi bozunumu arazi tahribatı
Leadership in Energy and Environmental Design (LEED)   Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik (LEED)  
legal identity noun yasal kimlik
legislature noun yasama
life cycle noun yaşam döngüsü  
life cycle analysis noun yaşam döngüsü analizi  
Life cycle assessment (LCA) noun hayat boyu değerlendirme yaşam döngüsü değerlendirmesi
lithosphere noun litosfer taşküre
low regret policy noun düşük pişmanlık politikası  
maladaptive actions noun yanlış uyum  
measurement system noun ölçüm sistemi
microplastics noun mikroplastik
Millennium Ecosystem Assessment  proper noun Milenyum Ekosistem Değerlendirmesi
monsoon climate noun muson iklimi
monsoon rain noun muson yağmuru
Moody’s Credit Impact Score (CIS)   Moody’s Credit Impact Score (CIS)  
Moody’s Issuer Profile Scores (IPS)   Moody’s Issuer Profile Scores (IPS)  
Morgan Stanley Capital International (MSCI)   Morgan Stanley Capital International (MSCI)  
national legislation noun ulusal mevzuat
Nationally Determined Contributions (NDC) proper noun Ulusal Katkı Beyanları (NDC)  
natural capital noun doğal sermaye  
nature-based solutions noun doğa temelli çözümler
net zero emission noun net sıfır emisyon
Net-Zero Banking Alliance (NZBA)   Net Sıfır Bankacılık Birliği (NZBA)  
nitrogen cycle  noun azot döngüsü  
non-climatic driver  noun iklim dışı faktör  
non-discriminatory law noun ayrımcılık gözetmeyen yasa ayrımcılık yasağı yasası
Non-governmental organization (NGO) noun Sivil toplum kuruluşu (STK)  
Non-performing loan (NPL) noun Tahsili gecikmiş alacak (TGA)  
numeracy noun matematiksel beceriler
ocean acidification noun okyanus asitlenmesi okyanus asidifikasyonu
Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD) proper noun Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD)  
original approved budget noun orijinal bütçe
overfishing noun aşırı balıkçılık aşırı avcılık
ozone depletion noun ozon tabakasının incelmesi ozon tükenmesi
Paris Principles proper noun Paris İlkeleri Paris Prensipleri
passive design noun pasif ev yeşil ev
per capita adjective kişi başına düşen gelir
permaculture noun permakültür kalıcı tarım
physicochemical  adjective fizikokimyasal
pinkwashing noun pembe aklama
planetary boundaries noun gezegensel sınırlar küresel eşik
policy guarantee noun politik düzenleme politika garantisi/güvencesi
pollution prevention noun kirlilik önleme kirlilik kontrolü
post-consumer waste noun tüketici sonrası atık kullanım sonrası atık
post-harvest losses noun hasat sonrası kayıplar
primary air pollutants  noun birincil hava kirleticiler  
primary government expenditures noun birincil kamu harcamaları
production chain  noun üretim zinciri  
prosumer noun türetici  
public access noun kamu erişimi halka açık
public access to information noun halkın bilgiye erişimi
public official noun kamu görevlisi kamu personeli
Public Oversight, Accounting and Auditing Standards Authority (KGK) proper noun Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK)  
public participation noun kamu katılımı kamusal katılım
public procurement noun kamu alımı kamu ihalesi
public service noun kamu hizmeti
quality adjective nitelikli
radical environmentalism noun radikal çevrecilik eko-merkezcilik
rainfall pattern noun yağış modeli yağış deseni
rainwater harvesting noun yağmur suyu hasadı yağmur suyu toplama
reclamation noun ıslah toprak iyileştirme
recyclable adjective geri dönüştürülebilir geri kazanılabilir
REDD+ (Reducing Emissions from Deforestration and Degradation) proper noun Ormansızlaşmadan ve Orman Bozulmasından Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması  
reforestation noun yeniden ağaçlandırma ağaçlandırma
regenerative agriculture noun yenileyici tarım, rejeneratif tarım onarıcı tarım
Regional Environmental Center for Central and Eastern Europe (REC) proper noun Merkezi ve Doğu Avrupa için Bölgesel Çevre Merkezi (REC)  
relative sea level noun bağıl deniz seviyesi  
remanufacturing noun yeniden imalat  
remediation noun iyileştirme  
renewable energy noun yenilenebilir enerji
Renewable Energy Resource Area (Yeka) proper noun Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA)
report verb bildirmek
restoration noun restorasyon onarım
reusable adjective yeniden kullanılabilir tekrar kullanılabilir
reverse logistics noun tersine lojistik  
rewilding verb yeniden doğallaştırma yeniden yabanlaştırma
river drainage basin noun akarsu havzası
RoHS Directive proper noun RoHS Direktifi Tehlikeli Maddelerin Kısıtlanması Yönergesi
rule of law noun hukukun üstünlüğü hukukun egemenliği
Savings Deposit Insurance Fund (SDIF) proper noun Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)  
Science Based Targets initiative (SBTI) proper noun Bilim Temelli Hedefler İnisiyatifi (SBTI)  
science-based targets noun bilime dayalı hedefler  
sea level noun deniz seviyesi ortalama deniz seviyesi
sea surface temperature (SST) noun deniz yüzey sıcaklığı  
sink area noun yutak alanlar  
slow violence noun yavaş şiddet sessiz felaket
smart building noun akıllı bina yeşil bina
smart grid noun akıllı şebeke
snow cover noun kar örtüsü
social enterprise noun sosyal girişim  
social indicator noun sosyal gösterge sosyal indikatör
social protection noun sosyal koruma
solar farm noun güneş enerjisi santrali güneş enerji santrali
solar panel noun güneş paneli
solar power noun güneş enerjisi solar enerji
Special Report on Global Warming of 1.5 °C (SR15) proper noun Küresel Isınmada 1,5°C Özel Raporu  
statuory guarantee noun yasal düzenleme yasal teminat
surface temperature noun yüzey sıcaklığı  
sustainability noun sürdürülebilirlik yaşanabilirlik
Sustainability Accounting Standards Board (SASB) proper noun Sürdürülebilirlik Muhasebe Standartları Kurulu (SASB)  
sustainable business noun sürdürülebilir İşletme
sustainable cities noun sürdürülebilir şehirler yeşil kentler
sustainable design noun sürdürülebilir tasarım
sustainable development noun sürdürülebilir kalkınma sürdürülebilir gelişim
Sustainable Development Goals (SDGs) proper noun Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA)  
sustainable fashion noun sürdürülebilir moda  
sustainable finance noun sürdürülebilir finans
sustainable livelihood noun sürdürülebilir geçim
sustainable logistic noun sürdürülebilir lojistik yeşil lojistik
sustainable packaging noun sürdürülebilir paketleme yeşil ambalajlama
sustainable practices noun sürdürülebilir uygulamalar
sustainable supply chain management noun sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi
sustainable urbanization noun sürdürülebilir kentleşme sürdürülebilir kentsel gelişim
Task Force on Climate-related Financial Disclosures (TCFD) proper noun İklimle Bağlantılı Finansal Raporlama Görev Gücü (TCFD)  
The Business and Sustainable Development Council (BCSD Türkiye) proper noun İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD)  
The Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM) proper noun Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM)  
The European Green Deal proper noun  Avrupa Yeşil Mutabakatı
The Intergovernmental Panel on Climate Change proper noun Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli 
thermal management system noun ısıl yönetim sistemi termal yönetim sistemi
thermochemical  adjective termokimyasal
tidal power noun gelgit enerjisi dalga enerjisi
tipping point noun devrilme noktası kritik eşik
transparent institution noun şeffaf kurum
Triple Bottom Line (TBL) noun üçlü alt çizgi konsepti sürdürülebilirlik ölçümü
Turkish Statistical Institute (TurkStat) proper noun Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)  
UN Environment Assembly (UNEA) proper noun BM Çevre Asamblesi (UNEA)
UN Environment Programme (UNEP) proper noun BM Çevre Programı (UNEP)
UN Human Settlements Programme proper noun BM İnsan Yerleşimleri Programı
underground resource noun yeraltı kaynağı
United Nations (UN) proper noun Birleşmiş Milletler (BM)  
United Nations Environment Programme Finance Initiative (UNEP FI) proper noun Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans İnisiyatifi (UNEP FI)  
United Nations Framework Convention on Climate Change (UNFCCC) proper noun Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS)  
United Nations Global Compact (UNGC) proper noun Birleşmiş Milletler Küresel İşbirliği (UNGC)  
United Nations Principles for Responsible Investment (UNPRI) proper noun Birleşmiş Milletler Sorumlu Yatırım İlkeleri (UNPRI)  
United States of America (USA) proper noun Amerika Birleşik Devletleri (ABD)  
upcycling noun ileri dönüşüm yaratıcı geri dönüşüm
urban agriculture noun kentsel tarım kentsel bahçecilik
urban heat island noun kentsel ısı adası kent ısı adası
urban planning noun şehir planlaması kentsel planlama
urbanization noun kentleşme şehirleşme
verified case noun doğrulanmış vaka
vocational skills noun mesleki beceriler
voting right noun oy hakkı
Waste from Electrical and Electronic Equipment (WEEE) Directive proper noun Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Direktifi WEEE Direktifi
waste management noun atık yönetimi katı atık yönetimi
water cycle noun su döngüsü hidrolojik döngü
water footprint noun su ayak izi  
wildlife conservation noun yaban hayatı koruma vahşi yaşamı koruma
wildlife sanctuary noun yaban hayatı koruma alanı
wind energy noun rüzgar enerjisi
wind farm noun rüzgar santrali rüzgar enerji santrali
wish cycling noun dilek döngüsü
Women’s Empowerment Principles (WEP) proper noun Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEP)  
World Economic Forum (WEF) proper noun Dünya Ekonomik Forumu (WEF)
World Heritage List proper noun Dünya Mirası Listesi
World Heritage Site noun Dünya Miras Alanı
World Wildlife Fund (WWF) proper noun Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF)  
zero waste noun sıfır atık atıksız

Son güncelleme tarihi: 26.12.2025 14:42

TERİMİ TERİMCEMİZE EKLEDİK

TERİM İÇİN ALTERNATİF ÜRETTİK

TERİMİ TÜRKÇEYE KAZANDIRDIK

ANKET DÜZENLEDİK

ÖNERİNİZİ DEĞERLENDİRDİK

Zaman geçtikçe terimcemizi genişletmeye ve sözlüğümüzü geliştirmeye devam ediyoruz. Sözlüğümüzün tasarım ve yazılımı tamamlandığında terimcemizi herkese açık ve ayrıntılarıyla aranabilir şekilde kullanıma sunacağız.

O ana kadar sosyal medya hesaplarımızı, blog yazılarımızı ve bültenlerimizi takip etmeyi unutmayın.

©2024 Sürdürülebilir Çeviri

Sürdürülebilir Çeviri is part of Dijital Tercüme Ltd. – Turkey’s leading company in translation, localization, software, digital marketing and BTL.